Self-regülasyon nedir?
Self-regülasyon, kişinin içinde bulunduğu duruma göre dikkatini, duygularını, hareketlerini ve davranışlarını esnek biçimde düzenleyebilmesiyle ilgilidir. Bir çocuk bazen oyuna katılmak için hareket etmeye, bazen beklemek için sakinleşmeye, bazen de yardım istemeye ihtiyaç duyabilir. Amaç her zaman sessiz veya hareketsiz olmak değildir.
Özellikle küçük çocuklar bunu tek başına sürdüremeyebilir. Yetişkinin güvenli, tutarlı ve ihtiyaçlara duyarlı desteği önemlidir. Buna eş-düzenleme denir: Yetişkin çocuğun yerine bütün sorunları çözmez; ancak ona uygun ortamı ve desteği birlikte kurar.
Beden sinyalleri duygulara nasıl eşlik eder?
Heyecanlı, sevinçli veya kaygılı olduğumuzda kalp atışımızda, nefesimizde ya da karın duyumlarımızda değişiklikler olabilir. Beyin bu bilgileri olayın bağlamı, geçmiş yaşantılar ve düşüncelerle birlikte yorumlar. Bu nedenle “Kalbi hızlı atıyor, demek ki korkuyor” gibi kesin çıkarımlar yanıltıcıdır.
Bazen çocuk duygusunu söyleyebilir ama bedensel his tarif edemez. Bazen de bedeniyle ilgili bir duyum anlatır fakat duygu adı koymak istemez. Her iki durum da mümkündür. Birini söylemesi için diğerini zorunlu tutmaya gerek yoktur.
Duyusal işleme neden bu kadar önemlidir?
Günlük yaşamda beyin aynı anda hem çevreden hem bedenden bilgi alır. Gürültülü bir sınıfta sesler, ışık, dokunma, hareket ve bedenin iç durumu birlikte deneyimi şekillendirebilir. Aç, uykusuz veya hasta olan bir çocuk, olağan bir sesi o gün daha zor tolere edebilir; ancak tek neden her zaman bedensel sinyaller değildir.
İnterosepsiyon, çevresel duyuları işleyen sistemlerle iç içe çalışır. Örneğin kıyafetin tenimize değmesi, beden duruşumuz ve sıcaklık hissi farklı duyusal süreçleri birlikte içerir. Bütün tepkileri yalnızca interosepsiyona bağlamak, çocuğun ihtiyacını eksik değerlendirmeye yol açabilir.
Sakinleşmek tek hedef değildir
İyi düzenleme, her durumda düşük hareketlilik veya düşük uyarılmışlık demek değildir. Bazı çocukların dikkati toparlamak için hareket etmeye, bazılarının sessiz bir yere, bazılarının ise bir yetişkinle yakınlığa ihtiyacı olabilir. Hangi desteğin işe yaradığı kişiye ve koşullara göre değişir.
Bir stratejinin işe yarayıp yaramadığını çocuğun katılımıyla ve konforuyla birlikte değerlendirmek gerekir. Örneğin çocuk “Bu minder rahatsız ediyor” diyorsa, sırf bir düzenleme aracı olarak önerildi diye kullanmaya devam etmemelidir.
Aileler nasıl yaklaşabilir?
Önce durumu ve ihtiyacı anlamaya çalışın. “Sana ne oldu?” demek yerine uygun bir anda “Şimdi ne yardımcı olabilir?” diye sorabilirsiniz. Çocuk isterse mola, hareket, su veya yanında bir yetişkinin bulunması gibi seçeneklerden birini seçebilir. Sözel yanıt veremiyorsa işaret ya da resim kullanabilir.
Bilimsel olarak bildiklerimiz ve sınırlar
İnterosepsiyon ile duygusal deneyim ve düzenleme arasında ilişkiler gösterilmiştir. Ancak bu ilişkiler her çocukta aynı biçimde ortaya çıkmaz. Ayrıca belirli bir interosepsiyon etkinliğinin tek başına öz-düzenlemeyi geliştirdiğine ilişkin çocuk çalışmalarında güçlü ve tutarlı müdahale kanıtı henüz sınırlıdır.
Bu nedenle beden farkındalığını, uyku, beslenme, iletişim, duyusal çevre ve aile desteğinden ayrı bir çözüm gibi görmek yerine daha geniş bir düzenleme yaklaşımının parçası olarak ele almak gerekir.